December 2011
94 posts
topu topu en fazla 40 tane 31 Aralık gecesini...
25 tanesi arasından en boktan geçen gece bu oldu
1 tag
Sitem değil mektup part 2
Ha bir de koltuk altı kılı bence çok saçma bir olay. Hadi onu yaptın ya o alttaki yere neden orman bakanlığını kurdun. Asla işine karışmam tövbeler olsun da bu da can ama ağda, lazer uffff nasıl korkunç anlatamam. Emla diye bir krem var o da çok pahalı bende işe yaramadı.
1 tag
Sitem değil mektup part 1.
Allahım gücüne gitmesin diye ses etmiyorum ama sence de ağzımı biraz fazla büyük yapmamış mısın. İşine karışmak gibi olmasın da insanların, gece güldüğümde dişlerimi fener gibi kullanması biraz garip oluyor.
Vefat
Haziran sabahı İzmir’de gözlerini dünyaya açan Pucca, asıl adıyla Selen Pınar Işık’ı bugün regl ağrısı yüzünden kaybettik.
Yatağın içerisinde iki büklüm ve bembeyaz bulunan Pucca, çok sayıda ağrı kesici içip, çikolata yediği belirlendi. Sıcak su torbasını bulamadığı için elleriyle ısıtmaya çalıştığı göbeği de bir fayda etmedi.
Ailesi yas içinde, sevgilisi sanki biraz mutlu gibi...
3 tags
Fotoğrafımı gösterdikten sonra kendim gibi olamam...
Her bokta olduğu gibi bunda da yanılmışım.
Aksine daha çok kendime döndüm, mesela eskiden sikseler aşşağıda yazdığım şeyi yazamazdım
Bir süre sonra insanda oluşan “İyi yazmalıyım, aforizma yapmalıyım,” olayı beni artık sıktı.
Abi aforizma kalmadı yemin ederim. Kendimi sadece ilişki gurusu gibi görmeye başladım
ve biraz midem bulandı.
Ulan daha kendi ilişkilerimi yürütemiyorum.
...
Saat 23:15 ve benim uykum geldi
Çünkü iş yapmam lazım. Bir senaryo var ve 4 karakteri yazmam lazım. ve karakterler de nasıl sıkıcı bunu kendime asla anlatmamam lazım.
Hayatımı televizyonda çalışarak para kazandığım evrede, çok çalıştığımı zannediyordum. Hatta kullanıldığımı, erken yaşlandığımı. sabah 8 de işe gidip akşam 9 da eve gelip blog yazardım. Şimdi blog yazamıyorum.
Açıyorum, bakıyorum, kapatıyorum. Deneyemiyorum...
Nereye kadar beni seveceksin?
Ne kadar seveceğin umurumda değil.
Bir filmin son karesi gibi düşün...
Gün batımına doğru iki kişi ilerliyor, elleri sımsıkı birbirine kenetli.
Çok zorlanmışlar birlikte olmak için.
Çok yorulmuşlar engellerden atlamak için.
Çok sevmişler ama birbirlerine kavuşmak için.
Mutlu sonlar hep güneş batımında oluyor nedense
Işıklar kapanıyor, başrol oyuncuları hep sevişiyor.
Onlar artık güzel, artık yaşıyor, artık birlikte.
Bir de biri var ki, mutlu sondan bir adım...